Tüm eski metinlere saygıyla…
Ey gece...
sen yalnız karanlık değilsin
sen,
Tanrı'nın yıldızlarla yazdığı
ve sabaha kadar kimseye okutmadığı mektupsun
Ey ay...
insan,
en çok da kendi eksiğiyle parlar
n’olur biraz eksilsen
belki ben tamamlanırım
Ey yol...
saklama ayak izlerimi
belki bir yabancı görür
özlemek yükünün bir yolcusu da o olur
Ey deniz...
bütün nehirler kabulün de
neden gözyaşının adını anmazsın
Ey rüzgâr...
sevgilinin yüzüne değersen,
bir çiçek kokusu olup geç
kokuların hafızası unutturmaz
Ey taş...
senin sessizliğin
bizim konuşmalarımızdan bile yaşlı
kaç ayrılık gördün de un ufak olmadın
Ey zaman...
beni ileri götürme
insan,
aradığı yarına değil
unuttuğu dünkü ışığa döner
Ey sevgili...
yönümü bulduğum kutup yıldızım
evim,
sana kavuşmayı dilerim her gece
bir gün gelebilirsen
kapıyı çalmadan gir
seni bekleyen
ışığa dönüşmüş bir güzellik var
Ve
Ey kalbim...
sana "sus" dedim,
her defasında
bir kumru oldun
gidip göğün en sevişken harfine kondun
şair oldun…