h. ihsan sönmez h. ihsan sönmez

Küçük Siyah Bulut

Akşam güneşi, yeni yetme çam filizlerinin arasından yavaş yavaş günbatımına düşüyor. Mavi patiska giyen gökyüzü son yağmur bulutlarını soyunmuş ve çırılçıplak. Kibrit kutusu büyüklüğünde çam başkarası hiç susmuyor. Ahenk ve ses onun mesleği.

 

İşte ruhum baştan çıkıyorsun!

 

Rakı, balık yapmış sarhoş bir martı. Ufukta göründü. Yalpalıyor. Yuvasına yaklaşırken tiz sesler çıkarıyor. Yuvaya konunca kopan hengâme. Bacalardaki bütün martılar şerefine havalanıyor. Şu kırlangıç milletini anlamak zor. Geometrik çizgilerle yürekleri ağza getiriyor.

 

Kargalar bahçenin velisi kırlangıçlar gökyüzünün delisi.

 

Batıdan Güneye yükselen bir yolcu uçağı. Küçük siyah bulutun arkasında nokta kadar. Yaklaştıkça göz bebeklerim küçülüyor uçak büyüyor. İçinde kim yolcudur kim hancı kim bilir? Bilge martı gerinerek yolcuları selamlıyor.

 

Aynı dünyalı değil miyiz?

 

Ocak değil Şubat değil Mart hiç değil. Sevişme mevsimi geçti. Kırmızı-pembe gül korteji yolundan dört kedi peş peşe yürüyor. İstikamet daldan dala konan zevzek kargamel. Onu bir yakalasalar kanatlarını yolarak iğde dalına asacaklar. Kargamel aklını kullanarak bir sihirle kayboluyor. Bulan pisiye akşam güneşi bedava.

 

Bal arısı kardeş! İşkolik. Limon çiçeğinden nar çiçeğine gezgin avane. Kovana dönmeyi unuttu. Yorgun argın kanatlarında bir döngünün yükü. O yükle havalandı. Gözden kaybolduğunda güneş dağın arkasına sarkıyordu.

 

Küçük Siyah Bulut! Kımıltısız. Ben ona bakıyorum o bana. Şekilden şekile giriyor. Bir çehre, bir isim, bir ruh, bir anı, bir aşk!

Bir şeye iyi bakın o size sırrını verir derler. Bakıyor. İyi bakıyorum. O sırrı öğrenerek kalbime saklıyorum. Sonra sert bir esinti. Küçük siyah bulut hasretimde kayboluyor. Yüreğim mavi, aşk sıcak. Ne zaman seni hatırlasam yaz geliyor.

 

devamını oku