uğur ünver uğur ünver

Gözümün Önünden Geçenler

Bazı günler

dünyayı izlemekle yetiniyorum.

Müdahale etmiyorum hayata,

bir sandalyenin kenarında oturur gibi.

İnsanlar geçiyor önümden:

aceleli, yorgun, biraz eksik.

Kimse tam değil,

bunu artık kimse saklamıyor.

Bir adam

telefonunda eski bir fotoğrafa bakıyor,

gülmüyor.

Hatırlamak da yoruyor artık.

Şehir

kendini tekrar eden bir cümle gibi.

Aynı köşe,

aynı durak,

aynı yüz ifadesi.

Bir kadın

poşetlerini yere bırakıp nefesleniyor,

yaşı değil

hayatı ağır gelmiş belli.

Bir çocuk

annesiyle aynı yöne bakıyor

ama aynı şeyi görmüyorlar.

Gözüm

detaylara takılıyor.

Çünkü büyük şeyler

çoktan herkesin malı oldu.

Bir bankta unutulmuş eldiven,

bir duvarda yarım kalmış ilan,

kapanmayan bir pencere

bana daha çok şey söylüyor.

İnsan

en çok geride bıraktığıyla anlatıyor kendini.

Zaman

artık bağırmıyor,

usul usul geçiyor içimizden.

Eskiden beklerdik,

şimdi dayanıyoruz.

Beklemek umutla ilgiliydi,

dayanmak alışkanlıkla.

Bir an

kendimi izlerken yakalıyorum:

Ben de geçiyorum bu kadrajdan.

Ne tam içindeyim hayatın,

ne tamamen dışında.

Bir gölge gibi,

ışığın yönüne bağlı.

Biliyorum,

herkes bir şey olmak istiyor.

Ama çoğumuz

biraz görünmez kalmakla yetiniyor.

Çünkü görünmek

sorumluluk istiyor.

Akşam olunca

ışıklar yanıyor,

yorgunluk biraz daha belirginleşiyor.

Evler doluyor,

insanlar susuyor.

Gün bitiyor,

ama hiçbir şey tam olarak kapanmıyor.

Ben

bunları yazıyorum.

Ne büyük bir iddia,

ne küçük bir sitemle.

Sadece

gördüklerimi bırakıyorum buraya.

Belki bir gün

bir başkası da durur,

bakarken

kendini fark eder.

devamını oku