barış yalav barış yalav

Eyle

Parmaklarımın ucuna inmiş acıdasın sevgilim 

İçimde bir yanardağ közü var 

Bir heyelanda yüreğim 

Değiştim sevgilim 

Cümlelerin arasına sıkışıp kalıyorum 

Alıştım tüm eksiklerimi toplamaya 

Kâğıt toplayan bir kâğıtçı gibi topladım yüreğimi sokaklarda 

Kalabalık caddelerde yoksunluğumu aradım 

Seninle olmanın kötü yanını aradım 

Saatlerce düşündüm 

Düşüne düşüne kafayı yedim sonra 

Çılgınca bir sevmenin içine düştüm sonra 

Çılgınca şeyler yaptım 

Ayaklarımın bağcıklarını çözdüm uçmak için uğraştım 

Kan revan içinde kalıyordu yalnızlığın saatlerinde 

Yalnızlık bir melodi oluyordum sonra 

Bir beyaz melodi oluyordu içimdeki düş 

Düşle düşe kalka öğrendim hayata kalmayı 

Bulutlar geliyordu bir öğlen vakti 

Yaz ayları birden sonbahar oluveriyordu sevgilim 

Çok sigara içen bir yaşlının yanına oturdum 

Kırık bir hayatın içinden geliyormuş sevgilim 

Güller açılmaz bir günün revanıydım sevgilim 

Papatyalar isyan ettiği bir günün heybetliğindeyim sevgilim 

Ankara da soğuk ve sıcak bir günün içindeyim sevgilim 

Zaten Ankara’ya yakışanda buydu sevgilim 

Duvarlar pas tutmuş 

Yürekler vurgun bir günde kaldım sonra 

Gökyüzüne yakınlaştı dünya 

Loş ve karanlıktı Ankara 

Ankara mevsimini giymişti sanki 

Her gece aynıydı ayaz vuruyordu yüreklere 

Kuşlar uçuyordu 

Tek sırada iştimaya giriyordu 

Sevgilim konum çok dağılıyor 

Eyle gel yurduma 

Eyle gel yüreğime 

Eyle gel kalbime 

Eyle gel gönlüme

devamını oku