Parmaklarımın ucuna inmiş acıdasın sevgilim
İçimde bir yanardağ közü var
Bir heyelanda yüreğim
Değiştim sevgilim
Cümlelerin arasına sıkışıp kalıyorum
Alıştım tüm eksiklerimi toplamaya
Kâğıt toplayan bir kâğıtçı gibi topladım yüreğimi sokaklarda
Kalabalık caddelerde yoksunluğumu aradım
Seninle olmanın kötü yanını aradım
Saatlerce düşündüm
Düşüne düşüne kafayı yedim sonra
Çılgınca bir sevmenin içine düştüm sonra
Çılgınca şeyler yaptım
Ayaklarımın bağcıklarını çözdüm uçmak için uğraştım
Kan revan içinde kalıyordu yalnızlığın saatlerinde
Yalnızlık bir melodi oluyordum sonra
Bir beyaz melodi oluyordu içimdeki düş
Düşle düşe kalka öğrendim hayata kalmayı
Bulutlar geliyordu bir öğlen vakti
Yaz ayları birden sonbahar oluveriyordu sevgilim
Çok sigara içen bir yaşlının yanına oturdum
Kırık bir hayatın içinden geliyormuş sevgilim
Güller açılmaz bir günün revanıydım sevgilim
Papatyalar isyan ettiği bir günün heybetliğindeyim sevgilim
Ankara da soğuk ve sıcak bir günün içindeyim sevgilim
Zaten Ankara’ya yakışanda buydu sevgilim
Duvarlar pas tutmuş
Yürekler vurgun bir günde kaldım sonra
Gökyüzüne yakınlaştı dünya
Loş ve karanlıktı Ankara
Ankara mevsimini giymişti sanki
Her gece aynıydı ayaz vuruyordu yüreklere
Kuşlar uçuyordu
Tek sırada iştimaya giriyordu
Sevgilim konum çok dağılıyor
Eyle gel yurduma
Eyle gel yüreğime
Eyle gel kalbime
Eyle gel gönlüme