bugün bir martıya senin ismini verdim
yükseliyordu güneşe doğru
özgürlük delisi pek bi yorgundu.
bir denizanasının saçını bağladım
kız bebek sarmalı, ateş böceği armalı
beyaz midyenin kilitliydi kapısı
ç harfiyle açtım
en güzel sözcükleri sır gibi saklıyordu.
sakindi üstü kalsın meyhanesi
yokluğun kadar sessiz akşamüstü
karşıma aldım kendimi
bir dilim siyah karpuz
iki dilim gülücük, bir kase teşne
bir damla bendim kırk iki yudum sen
İç babam iç… İç babam iç
kadehleri kırmızı kedi dolduruyordu.
ne çok konuştuk seni
ne çok senden
kulakların çınlasın, söz çürüten delikoduydu
tam bir sandal dolusu deniz içtik
küpeştesine kadar zıkkımın kare köküydü
öyle sarhoş olduk ki zurnaydı zil
şimdi ben miyim karşımdaki
yoksa karşımdaki ben mi?
son lamba söndü, balık kılçığı gece
yalnızlığın hesabını dostum hayal ödedi
kendinden ayıklayamazken kimse kendini
bugün bir martıya senin ismini verdim