sözcükler koydum tezgahıma akşam pazarı
gelen soruyor giden soruyor
başım öyle kalabalık
bulutlardan yağmur dilenir gibi
açıyor avcunu bir delikanlı yaklaşıp
çekip sözcüklerden birini
“yaz” diye fısıldıyorum kulağına
yaz ki yaz gelsin
parlıyor bir anda yanındaki genç kız
sen kim oluyorsun babalık
sesin küf kokuyor
yüzün kayalık
söz mü kaldı bu çağda allah aşkına
yaptığın sihirbazlık
anlıyorum ki zaman eski zaman değil
söz de söz değil
yanmış ten kokusu
topluyorum tezgahımı ahali ne yaparsa yapsın
topluyorum sözcükleri bir bir
sevda dilsiz kalsın
düşüyorum yola
sokaklar gölge gölge boşluk
her yerde trafik kilitlenmiş
kentti ele geçirmiş sarhoşluk
şaşkınım
ahali şaşkın
söz dileniyor köşe başında bir kadın
çıkarıp cebimden son sözümü
“sor” diye haykırıyorum yüzüne
sor ki anlayasın
Başlıyor bir anda dilenci korosu
Sen kim oluyorsun babalık
dilin keskin bıçak
gözlerin açık
soru mu kaldı allah aşkına bu çağda
yaptığın kabalık
anlıyorum ki insan eski insan değil
gün de gün değil
açık polis sorgusu