And’ı ilk kim bozdu
hangi rüzgar harflerin yerini değiştirdi
suya eğilen bir yüzden önce
bir gölge belki…
en sessiz kıyamet insanın içinde kopar
her yalanın ardından gökyüzünden bir kuş düşer
başkasının bahçesine uzanan elin
avuç çizgilerinden çekilir ömür
ve aşk ölür…
söz sahibinin kalbinde mayalanır incitmeden önce
ihanet kapıyı dışarıdan çalmaz iç evinde yalnız bırakır
sevmek arınmış bir su taşımak gibi
yalan suya düşen bir küldür su bulandıran…
insanın sürgünü hep kendinden gitmek
ev nerede
çölde değil… gölde değil… başka tenlerde değil
kendi adını fısıldayan kaburgasının arasında
insan kendi sabahını gömer toprağa
taşı vurmak için kaldırdığında
her karanlık göz bebeklerine iner önce
aynaya kan düşer
ihanet…
kendinden vazgeçmişlerin işidir